top of page

Hedefler Üzerine

  • Yazarın fotoğrafı: Eylul Ezgi Serul
    Eylul Ezgi Serul
  • 13 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Bazen yılın bu dönemlerinde çevre hedef söylemleriyle yoğunlaşabilir. Listeler yapılır, kararlar alınır, geçmiş yıl değerlendirilir ve yeni yıla dair planlar konuşulur. Bu süreçte kişide belirsiz bir sıkışma hissi belirebilir; sanki görünmez bir çağrı, “hedef koymalı, yılı boş geçirmemeli, bir şey yapmalı” diye fısıldıyordur.

İdeal olana ulaşma arzusu, kişiyi kendini itmeye, zorlamaya ve hızlandırmaya yöneltebilir. Bu noktada motivasyon, içsel bir hareket olmaktan uzaklaşıp ulaşılması gereken bir talep hâline gelebilir; kimi zaman da bastırılması gereken bir boşluk duygusuna dönüşebilir. Kişi, gitmek istediği yere yaklaşmaya çalışırken kendi ritminden uzaklaşma riskiyle karşılaşabilir.

Oysa insan her zaman hedef çizerek gelişmez. Hayat kendini her zaman planlar aracılığıyla açmaz. Kimi zaman yol yalnızca yüründükçe görünür; gidilecek yön sezilebilir, ancak duraklar—gecikmeler, sapmalar, beklemeler—ancak süreç içinde belirginleşir. Kendi ritminde ilerlemek de bir gelişme biçimi olarak düşünülebilir ve bu biçim çoğu zaman oldukça kıymetlidir.

Hedef koymanın düzenleyici ve motive edici bir işlevi olabildiği bilinmektedir. Ancak araştırmalar, her hedefin içsel motivasyondan kaynaklanmadığını da göstermektedir. Hedefler, kişinin değerleri ve arzularından değil de dışsal beklentilerden ve çevresel gürültüden doğduğunda, zorlayıcı bir etki yaratabilir. Norcross ve arkadaşlarının son yıllardaki geniş ölçekli çalışmaları, dışsal motivasyonla belirlenen hedeflerin daha yüksek kaygı düzeyleri ve erken vazgeçme ile ilişkili olabildiğini ortaya koymaktadır. Katılımcıların önemli bir kısmı, hedef baskısını içsel motivasyonu zayıflatan bir yük olarak tanımlamaktadır.

Sosyal medya da bu baskıyı artıran bir bağlam oluşturabilir. Güncel meta-analizler, özellikle yılbaşı gibi dönemsel yoğunluklarda FOMO’nun ve sosyal karşılaştırmanın arttığını; bunun da yetersizlik ve yetişememe hislerini güçlendirebildiğini göstermektedir. Bu bağlamda “yeni yıl — yeni hedefler” söylemi, kimi zaman kişinin kendi içsel yöneliminden uzaklaşmasına yol açabilir. Genç yetişkinlerle yapılan nitel çalışmalar da, hedeflerin sıklıkla “istenildiği için değil, yapılması gerektiği düşünüldüğü için” belirlendiğine işaret etmektedir.

Bu nedenle, yılın bu zamanlarında şunu hatırlamak anlamlı olabilir: Kimi zaman yön, adımlardan önce belirir. Gidilecek yer tanıdık bir his olarak var olabilir; ancak duraklar, yaşamın kendi ritmi içinde şekillenir. Bazen yapılması gereken tek şey, günün hangi yöne çağırdığını fark etmek ve yolun yürüdükçe açılmasına izin vermek olabilir. Hedef koymamak geri kalmak anlamına gelmek zorunda değildir; kimi durumlarda bu tutum, kişinin kendine yaklaşmasının daha sahici bir yolu olarak değerlendirilebilir.

Bu yıl için hedef koymak da mümkündür, koymamak da. Her iki seçeneğin de, kişinin kendi ritmiyle ve içsel yönelimiyle kurduğu ilişki içinde anlam kazanabileceği düşünülebilir.


Referans


Goal striving, need satisfaction, and longitudinal well-being. Journal of Personality and Social Psychology, 76(3), 482–497.


Motivational, emotional, and behavioral correlates of fear of missing out. Computers in Human Behavior, 29(4), 1841–1848.


Lacan, J. (1977) Écrits. Norton.

 
 
 

Yorumlar


©2021, Klinik Psikolog Eylül Ezgi Serül tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page