top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıEylul Ezgi Serul

Yaşamda Tekrarlar


İnsan, yaşamı boyunca kendisine olumsuz duygular hissettiren benzer yaşantıları ve ilişkileri çok kez deneyimleyebilir. Kişi bunları fark etmeksizin kendini hep aynı durumların, ilişkilerin ve konumların içinde bulabilir. Burada; insan neden kendisine acı veren ve onu zorlayan durumların, ilişkilerin içinde tekrar tekrar bulunur ki? sorusu gelir akla.

Sigmund Freud bu soruyu klinik gözlemlerine dayanarak sorar ve cevabını “yineleme zorlantısı” kavramıyla beraber açıklamaya çalışır. Bu tekrarları zorlantı yapan öğe ise kişinin bu kısır döngüyü farkında olmadan devam ettirmesi ve hep aynı çıkmazlarda sıkışıp kalmasıdır. Bu tekrarlar sırtını birden fazla kaynağa yaslayabilirler; kişi kendisi için travmatik olan yaşantıyı tekrar ederek aslında o travmatik yaşantı üzerinde farkında olmadan bir kontrol elde etme çabasında olabilir. Böylelikle kişi, hayatının erken dönemlerinde ona acı veren ve hayal kırıklığı yaşatan deneyimlerinin üzerinde bir hakimiyet kurma arzusuyla farkında olmadan bu kez farklı bir son yazacak olmanın heyecanıyla hep aynı hikayeyi baştan yazar (Cohen, 1980).

Kişinin benzer partnerle ilişki kurması ve/veya yaşamı boyunca iş hayatında ve/veya arkadaşlık ilişkilerinde benzer ilişki dinamiklerini deneyimlemesi, yaşamının erken dönemlerinde ebeveynleriyle kurulan ilişkilenme şekillerinin içselleştirmesiyle açıklanmıştır. İnsan yavrusu için yaşamı boyunca asıl meselenin bağ kurmak ve ne olursa olsun o bağı korumak olduğu düşünülmüştür. Bu sebeple, bu ilişkilerin kişi için olumlu veya olumsuz etkileri olmasından bağımsız olarak kişi erken dönemde içselleştirdiği bu bağ ve bağlanma şeklini muhafaza etmek için fark etmeden kendini iyi veya kötü benzer ilişkilenmeler içinde konumlandırabilir (Fairbairn, 1952).

Psikoterapi sürecinde olan birey ise bu zorlantılı tekrarları odaya taşır, terapistiyle ve terapiyle kurduğu ilişkide yeniden bu tekrarları sahneye koyar. Freud bunların kişi için bir hatırlama biçimi olduğunu belirtir; söze gelemeyen, hatırlanamayan ve derinliklerde bastırılmış olan çatışmalar, yaşantılar ve ilişki örüntüleri terapi odasında da vuku bulur ve işlenerek yavaşça farkına varılabilir (Freud, 1914).


Kaynakça:


Cohen, J. (1980). Structural consequences of psychic trauma: A new look at "Beyond the Pleasure Principle." The International Journal of Psychoanalysis, 61(3), 421–432.

Fairbairn, W. R. D. (1952) “An object-relations theory of the personality”.

Freud, S. (1920) “Beyond the pleasure principle”.

Freud, S. (1914) “Remembering, repeating and working through”.


43 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


Yazı: Blog2_Post
bottom of page